Aspendos’ta 33 Yıldır Sanat, Tarihle Aynı Sahnede

Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali, Antalya’nın kültür turizmi kimliğini güçlendiren en köklü organizasyonlardan biri olarak 33’üncü kez sanatseverlerle buluşuyor.

Antalya’nın dünya çapındaki tarihi mirasını sahne sanatlarıyla buluşturan 33. Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali, Aspendos Antik Tiyatrosu’nun benzersiz atmosferinde gerçekleştiriliyor.

Otuz üç yıldır dünyanın en etkileyici antik tiyatrolarından biri olan Aspendos’ta düzenlenen festival, opera ve balenin seçkin eserlerini ulusal ve uluslararası sanatçıların yorumlarıyla izleyiciyle buluşturuyor.

Festival programında, Antalya Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelenecek iki önemli yapım öne çıkıyor. Giuseppe Verdi’nin güçlü eserlerinden “Attila”, 12 Eylül saat 21.00’de Aspendos Antik Tiyatrosu’nda sanatseverlerle buluşacak. Üç perde ve 180 dakikadan oluşan opera; aşk, ihanet, iktidar ve intikam ekseninde Attila ile Odabella’nın hikâyesini sahneye taşıyor.

Festivalin 15 Eylül programında ise “Anna Karenina” yer alıyor. Lev Tolstoy’un ölümsüz romanından esinlenen iki perdelik bale, Tchaikovsky, Prokofiev ve Puccini’nin müzikleriyle, Young Soon Hue’nun koreografisi eşliğinde sahneleniyor. Antalya Devlet Opera ve Balesi tarafından 2 Mayıs 2026 tarihinde dünya prömiyeri gerçekleştirilen eser, saat 21.00’de Aspendos sahnesinde izleyiciyle buluşacak.

Aspendos, Antalya’nın Turizm Hikâyesini Zenginleştiriyor

Festival, Antalya açısından kültür ve sanat etkinliğinin ötesinde önemli bir destinasyon değeri taşıyor. Binlerce yıllık bir antik tiyatronun bugün uluslararası nitelikte sanat üretimine ev sahipliği yapmaya devam etmesi, kentin tarihi mirasının çağdaş turizm deneyimiyle buluşturulabileceğinin güçlü örneklerinden birini oluşturuyor.

Antalya’nın uluslararası turizmde sahip olduğu güçlü konumun gelecekte kültür, gastronomi, arkeoloji, spor ve sanat gibi farklı deneyim alanlarıyla desteklenmesi; ziyaretçinin kentle kurduğu ilişkinin çeşitlendirilmesi açısından önem taşıyor. Aspendos Opera ve Bale Festivali de kültürel mirasın yalnızca “ziyaret edilen” değil, deneyimlenen ve yaşayan bir destinasyon değerine dönüştürülmesinin başarılı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

Kaan Kavaloğlu: “Antalya’nın Yeni Hikâyelerinden Biri Kültür ve Sanat Olmalı”

AKTOB Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, Aspendos’un Antalya’nın turizm ürününü çeşitlendirme potansiyeline dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:

“Antalya’nın dünyada çok güçlü bir turizm markası var. Ancak önümüzdeki dönemde bu markanın yeni hikâyelerle beslenmesi gerekiyor. Aspendos bunun için elimizdeki en özel değerlerden biri. Yaklaşık iki bin yıllık bir antik tiyatroda dünya repertuvarının önemli opera ve bale eserlerini izleyebilmek, başka destinasyonların kolaylıkla üretemeyeceği özgün bir deneyim sunuyor.

Turizmde rekabet artık yalnızca konaklama kapasitesi ya da ziyaretçi sayısıyla şekillenmiyor. Ziyaretçiye destinasyonda ne yaşattığınız, hangi hikâyeyi anlattığınız ve kentle nasıl bir bağ kurmasını sağladığınız giderek daha önemli hale geliyor. Aspendos’ta tarih ile sanatın buluşması tam da böyle bir destinasyon deneyimi yaratıyor.

Antalya’nın kültür, arkeoloji, gastronomi, spor ve doğa gibi sahip olduğu değerleri daha güçlü bir etkinlik takvimiyle turizm ürününe dönüştürmemiz gerekiyor. Böylece ziyaretçiyi otelden destinasyona çıkarabilir, konaklama deneyiminin yanına kentin kültürünü ve yaşamını ekleyebiliriz.

33 yıldır devam eden Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali bu açıdan çok kıymetli. Aspendos yalnızca geçmişimizi anlatan bir antik kent değil; doğru içerik ve organizasyonlarla Antalya’nın bugününü ve geleceğini dünyaya anlatabilecek yaşayan bir kültür sahnesidir.”

Bu haber, 17 Eylül sunumundaki “Türkiye Yeni Hikâyeler Üretmek Zorunda” bölümüne de doğrudan bağlanabilecek nitelikte. Özellikle “Aspendos: Tarihi mirastan yaşayan turizm deneyimine” şeklinde bir vaka slaytı, İtalya karşılaştırmasından sonra somut Türkiye/Antalya örneği olarak oldukça güçlü çalışır.

Paylaşın :

Diğer Haberler